weather
22°
Es26 Eskişehir Barış Günaydın'dan mutlak butlan açıklaması

Barış Günaydın'dan mutlak butlan açıklaması

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kararın hukuki güvenlik, yargı bağımsızlığı ve demokratik rekabet açısından ciddi tartışmalar doğurduğunu belirten Günaydın, yargının siyaseti şekillendiren değil hukuku koruyan bir kurum olması gerektiğini söyledi.

Editör
Barış Günaydın'dan mutlak butlan açıklaması

Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada verilen “mutlak butlan” kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kararın yalnızca hukuki değil, siyasi ve toplumsal sonuçlar da doğurabileceğini ifade eden Günaydın, hukuk güvenliği ve yargı bağımsızlığına dikkat çekti.

KARARIN KAMUOYUNDA KAYGI YARATTIĞINI SÖYLEDİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararının ardından açıklamalarda bulunan Günaydın, söz konusu kararın siyasi alanın yargı eliyle şekillendirildiği yönündeki tartışmaları artırdığını ifade etti.

"Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin verdiği karar, hukuki boyutun ötesinde siyasi alanın yargı eliyle şekillendirildiği yönünde kamuoyunda birtakım kaygıları dile getirdi."

“HUKUK GÜVENLİĞİNİ ZEDELEYEN BİR KARAR”

Kararın hukuk devletinin temel ilkeleri açısından da tartışılması gerektiğini belirten Günaydın, öngörülebilirliğin hukuk sisteminin en önemli güvencelerinden biri olduğunu vurguladı.

"Gerçekten de bu karar sadece bir hukuk anlamında bir mutlak butlan ifadesi değil aslında hukuk devletinde olması gereken bir güvencenin, kuralların öngörülebilir olmasına da ortadan kaldıran bir karar. Yani hukuk devleti neyi gerektirir? Öncelikle yetki sınırını, yargının siyasi tartışmaların merkezine yerleşmemesini ifade eder."

“DEMOKRATİK REKABETİN KORUNMASI ESASTIR”

Yargının siyasal süreçleri yönlendirmemesi gerektiğini savunan Günaydın, esas olanın demokratik rekabetin korunması olduğunu dile getirdi.

"Ancak bu karar özellikle hukukun bir siyasal aparat olarak kullanılıp demokrasiyi, bir demokratik yarışı, yurttaşların kendi iradesiyle bir siyasi rekabetin yani demokratik bir rekabetin önüne geçen bir yapı olduğunu görüyoruz. Burada esas olan bir demokratik rekabetin korunması."

“YARGININ GÖREVİ HUKUKU KORUMAKTIR”

Demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını ifade eden Günaydın, hukuk güvenliğinin de demokratik sistemin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

"Demokrasi sadece sandıkla değil hukuk güvenliğiyle de yaşaması gerekir. Yargının buradaki asıl görevi, siyaseti dizayn etmek değil hukuku korumak olmalıdır. Dolayısıyla bu kararı bu yönüyle ben yanlış ve hatalı buluyorum."

YSK VURGUSU YAPTI

Kararın hukuki yönleri kadar seçim hukukuna ilişkin boyutlarının da tartışılması gerektiğini belirten Günaydın, Yüksek Seçim Kurulu'nun yetki alanına dikkat çekti.

"Yüksek Seçim Kurulu Türkiye'de seçim yargısını yapan ve kesin mercilerdir. Dolayısıyla bunun tartışılması gerekirken yeni farklı tartışmalar söz konusu."

“ANAYASAL DÜZENE SAHİP ÇIKILMALI”

Açıklamasının sonunda tüm kurumlara ve toplumun farklı kesimlerine çağrıda bulunan Günaydın, demokratik hukuk devletinin ancak bağımsız yargı ve güçlü kurumlarla ayakta kalabileceğini ifade etti.

"Şunu unutmamamız gerekiyor. Yani demokratik hukuk devleti ancak bağımsız yargı, güçlü kurumlar ve özgür yurttaş iradesiyle ayakta kalabilir. Bu nedenle ben tüm kurumları, karar vericileri, toplumun bütün kesimlerini anayasal hukuk düzenine, demokratik ilkelere ve adalet duygusuna sahip çıkmaya davet ediyorum."

Günaydın, söz konusu kararların yalnızca siyasi partileri değil, hukuk güvenliği ve demokratik düzen açısından tüm toplumu ilgilendirdiğini belirterek, yaşanan sürecin demokrasiye zarar verebilecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Yorumlar