İlkbahar ve yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte doğada polen yoğunluğu yükselirken, alerjik rahatsızlığı bulunan vatandaşlar için de zorlu süreç başladı. Uzmanlar, havada yoğun şekilde bulunan polenlerin özellikle alerjik rinit başta olmak üzere çeşitli solunum yolu sorunlarını tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.
BELİRTİLER GRİPLE KARIŞTIRILABİLİYOR
Uzman değerlendirmelerine göre polenlere bağlı gelişen alerjik reaksiyonlarda art arda hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı gibi belirtiler sık görülüyor. Bazı kişilerde ise boğazda gıcık hissi ve kuru öksürük de ortaya çıkabiliyor. Her yıl benzer dönemlerde tekrarlayan bu şikâyetlerin grip ya da soğuk algınlığıyla karıştırılmaması gerektiği vurgulanıyor.
SABAH SAATLERİ VE RÜZGÂRLI HAVALAR RİSKİ ARTIRIYOR
Polen yoğunluğunun günün belirli saatlerinde daha yüksek seviyelere ulaştığını belirten uzmanlar, özellikle sabahın erken saatlerinde ve rüzgârlı havalarda dışarıda geçirilen sürenin sınırlandırılmasını öneriyor. Açık hava yürüyüşleri ve spor aktivitelerinin mümkünse öğleden sonra veya akşam saatlerinde yapılmasının daha uygun olacağı ifade ediliyor.
EVE GELİNCE ALINACAK BASİT ÖNLEMLER ÖNEM TAŞIYOR
Uzmanlar, dış ortamda saç, kıyafet ve cilt yüzeyine yapışan polenlerin yaşam alanlarına taşınabildiğini belirtiyor. Bu nedenle eve dönüşte kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınmasının polen maruziyetini azaltabileceği kaydediliyor. Ayrıca dışarıda kullanılan kıyafetlerin yatak odasına taşınmaması da öneriler arasında yer alıyor.
EV HAVALANDIRIRKEN SAATE DİKKAT
Polenlerden korunmak için evlerin havalandırılacağı saatlerin de önemli olduğuna dikkat çekiliyor. Pencerelerin polen yoğunluğunun nispeten azaldığı akşam saatlerinde açılmasının daha uygun olduğu belirtilirken, araç kullanan alerji hastalarına da camları kapalı tutmaları ve klima filtrelerinin bakımını düzenli yaptırmaları tavsiye ediliyor.
UZMAN DESTEĞİ ALINMASI ÖNERİLİYOR
Alerjik şikâyetlerin günlük yaşamı olumsuz etkileyecek seviyeye ulaşması durumunda uzman desteği alınması gerektiği belirtiliyor. Kişiye özel planlanan tedavi ve takip süreciyle alerji belirtilerinin kontrol altına alınabileceği, yaşam kalitesinin artırılabileceği ifade ediliyor.